Fusûsu'l-Hikem ve Mesnevide Peygamber Öyküleri

Fiyat
:
22 TL
“Züleyhâ öyle bir hâle gelmişti ki, çörek otundan öd ağacına dek, her şeyin adı Yûsuf idi ona göre. Yûsuf’un adını başka adlarda gizlemişti. Mahremlerine de bu sırrı söylemişti. ‘Mum ateşten yumuşadı’ dese, ‘sevgili bize alıştı, yüz verdi’ demiş olurdu. ‘Bakın, ay doğdu’ dese, ‘o söğüt ağacı yeşerdi’ dese... ‘Yapraklar ne güzel oynamada’ dese, ‘çörek otu ne hoş yanmada’ dese... ‘Gül, bülbüle sır söyledi’ dese, ‘pâdişah, sevgilisine sır söyledi’ dese… ‘Bahtımız ne de kutlu’ dese, ‘kilimi, halıyı çırpın’ dese… ‘Sucu su getirdi’ dese, ‘güneş doğdu’ dese… ‘Dün gece bir tencere yemek pişirdiler, yemek pek de güzel pişti’ dese… ‘Ekmekler tatsız, tuzsuz’ dese; ‘felek tersine dönüyor’ dese... ‘Başım ağrıyor’ dese ‘başımın ağrısı geçti’ dese… hep ayrı anlamları vardı bu sözlerin. Birini övse onu/Yûsuf’u överdi. Birinden şikâyet etse, onun ayrılığını söylemiş olurdu. Yüzbinlerce şeyin adını ansa, maksadı da Yûsuf’tu onun, dileği de Yûsuf. Aç olsa, onun adını andı mı, o adla doyardı, o kadehle sarhoş olurdu. Susuzluğu bile onun adını andı mı geçerdi. Yûsuf’un adı gizli bir şerbet olmuştu ona. Bir derdi olsa, o yüce adı andı mı, derdi hemencecik geçerdi. Kışın o ad kürk olurdu ona… Aşkta sevgilinin adı bunu yapar, bunu!…” Gerçek şu ki, sıradan kişiler ve halk da aslında her nefes “nâm-ı pâk (Hakk’ın ismini)”ı okurlar, fakat onlar aşka düşmüş olmadıkları için, bu adı okumakla onların maksatları, dilekleri gerçekleşmez. Çünkü Hz. Îsâ’nın gösterdiği mûcizeler Hû/O ismiyledir, Rûhullâh (Hz. Îsâ) ne yapmışsa “O’nun adıyla” yapmıştır.


ISBN:978-975-6138-46-5
Sayfa:267
Ebat:15x22,5
Kapak: Karton Kapak
Kağıt: İthal Kağıt
Yazar: Prof.Dr. Dilaver Gürer